- mihr-ü mah -

115 kişi kendisini tutuyor, 43 arkadaşı var.


29.09.1985 doğumlu, 22 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. bir ömürlük misafir olarak çalışıyor.

Lethe rss kaynağı

..

izmirden gelirken bindallı getir bana :))

temmuzda   44 dakika önce  

istersen harmandalı oyniim senin için :p :)

vavieeeeen   34 dakika önce  

harmandalı nı ben oyneyceem bindallıyı giyinip
soonada süzülceen ortalarda mihr-ü mah gibi :))

temmuzda   24 dakika önce  

Yaz modundan çıkmadan şu gül yüzünü görsem diyorum.

Turnusoul   11 saat önce  

yarın yazın en sıcak günü olacak benim için..o moddan da kolay kolay çıkmam sanırım..izmir yolcusuyum yine..dönüşte.. :)

vavieeeeen   1 saat önce  

calis calis calis.

momento mori   1 gün önce  

çalışıom ki ben..

vavieeeeen   1 gün önce  

bırak simdi..

momento mori   1 gün önce  

bırakmam..

vavieeeeen   1 gün önce  

Candy ve müstakbel eşi değil mi o aşağıdaki çift?

Elesis   2 gün önce  

Bilmiyorum ama onlara bayılıyorum..

vavieeeeen   1 gün önce  

Onlar onlar nerde görsem tanırım.
Veriyim mi dvd'sini,izlemiştim ben?:)

Elesis   1 gün önce  

across the universe ;)

vordven   1 gün önce  

hadi gidelim ışığa doğru :)

temmuzda   2 gün önce  

hadi..

vavieeeeen   2 gün önce  

DAĞINIK BİR İÇ YÜZEYE SAHİBİM
Son bir senemi, büyük acılar çekerek düzelttiğim hayatımı tekrar dağıtmakla geçirdim. Adım, Kamuran. Dağınık bir iç yüzeye sahibim. Bir senedir işsizim. Eskiden, benim için canlarını verecek dostlarım ve beni her şeyden çok seven bir sevgilim vardı. Şimdi hepsi benden nefret ediyor. Yirmi yıllık arkadaşım Kemal, beni işten attı. Onu suçlamıyorum. Çünkü senelerdir, Kemal’in karısını düşünerek otuzbir çekiyorum. Adım, Kamuran. Suçlayacak kimseyi aramıyorum.
BÖLÜM 1: YOLCULUK
Bundan on sene önce – bu yolculuğa çıkmaya karar verdiğimde- insanın, verdiği kararları kendisine karşı koruması gerektiğinin farkındaydım. Ankara’dan Antalya’ya yaptığım bu kaçış yolculuğu, düşündüğüm gibi hayatımı değiştireceğine, “şehrin karmaşasından uzak, sessiz bir tatil” bile olamadı. Benim, hiçbir şeyi başarma kapasitesine sahip olmayan karakterim, bu güzel fikri de başarısızlıkla sonuçlandırmıştı. Aslında ben Ankara’dan Antalya’ya hiç gidemedim. Gerekli her şeye sahiptim. Para, bıkkınlık, yaşadığım şehre alışamama, bir otobüs bileti… Ama ben, hiç böyle değişiklikleri kucaklayacak kadar cesur olamadım. Ankara’dan Antalya’ya yaptığım bu kaçış yolculuğu, bir otobüs biletiyle sınırlı kaldı. Adım, Kamuran. Hayatımda Antalya’ya hiç gitmedim.
BÖLÜM 2: GICIRDAYAN YATAK
İlk sevgilim beni terk ettiğinde, gıcırdayan bir yatakta oturuyordum ve terk edilmenin alnıma yazılmış olduğunun o anda farkına varmıştım. Alnımda “Beni Terk Et” yazıyordu. Bunu, o’nun gözlerindeki yansımamdan gördüm. Bereket, sigaramı yeni almıştım. O yatağa yatıp bir sigara yaktım. İçeriden gülme sesleri geliyordu. Onunkileri de duyabiliyordum. Bu, kötü bir şeydi. Ben, genç bir adamdım. Gelecekle ilgili kaygılarım vardı. O gün, o yatakta, o bir paket sigarayı tüketirken, kendime dair bir şeyleri de tüketmeye başlamıştım. Adım, Kamuran. Tüketecek hiçbir şeyim olmadı benim.
BÖLÜM 3: BELEDİYE OTOBÜSÜ
“Asla sola oturma bebek,
asla sola oturma.
Güneş gelir yüzüne, ağlarsın.”
Bu şarkıyı lise üçte besteledim. Benim, belediye otobüsleriyle her gün yaptığım yolculukların felsefesidir. Güneş, sabahları bizim oradan Kızılay’a giderken de sol taraftadır; akşamüstü eve dönerken de. Onu anlatmak istedim. Belki de, bu dünyaya sadece bu şarkıyı ekledim şimdiye kadar. Bundan sonra da bir şey ekleyemeyeceğim. Bu yüzden, bu şarkıyı benden başka kimsenin bilmiyor olması sevindiriyor biraz beni. Sanki, Poe’nun bir öyküsünün tek kopyasına sahipmişim gibi hissediyorum. Ya da, herkesin aşağıladığı bir adamın, kimsenin bilmediği, iyi bir yanını biliyormuşum gibi. Adım, Kamuran. Sapına kadar bencilim.
BÖLÜM 4: GRİ ŞEHİR
Ankara, gri bir şehirdir. Yıllardır, hayatım demeye içimin el vermediği şeyi yaşadığım bu şehir, kışın karlı günlerinde bile, iç bunaltıcı, gri bir renge bulanır. Bu grilik bazen öyle bir hal alır ki, insan hiçbir şey göremez olur. Her şey, gri bir şehrin arkasında, siluetler halindedir. Ankara’da yaşayan insanların çoğunun, mecburiyetten ve sevmeden bu şehirde yaşıyor olması belki de bu sebeptendir. Oysa ben Ankara’yı hep sevdim. Ve insanların bu şehri sevmiyor olmaları beni hep rahatsız etti. Burada, insanların yüzündeki ifadesizliğe bakıp onları aşağılayabiliyorum. Bu beni o kadar mutlu ediyor ve rahatlatıyor ki… hayır. Aslında burası bir rahatlama şehri değil. Ankara, benim için, yalnızlık ve sigara demektir. İnsanlar arasında ve sigarasızken bile. Adım, Kamuran. Yalnızlığımı, hep “çok yalnızım” diyerek giderdim.
BÖLÜM 5: BEKLEYEN (SARI ADAM)
Hayatım boyunca, hayatımı değiştirecek bir şeyler bekledim. Piyangodan büyük ikramiye, büyük bir miras, “keşfedilmek”. Beni bir şeyler için uğraşıp didinmekten kurtaracak herhangi bir şey. Bekledikçe bekledim. Sonunda öyle bir yere geldim ki, beklesem de aynı şeydi, devam etsem de. Trafik lambalarında, kırmızı adam durur, yeşil adam yürür. Peki sarı adam nerdedir, ne yapar? Sarı adam aranızda dolaşıyor, ne yaptığını bilmeden. Adım, Kamuran. Hiç piyango bileti almadım.
BÖLÜM 6: YIKINTI
Bundan beş sene önce bir insan yıkıntısıydım. Çok eski evlerin, bir yüzyıl boyunca yavaş yavaş dökülmesi gibi, hiç fark ettirmeden yıkılmıştım. İşlevsizleşmiştim. Okulu bitirmeme çok az kalmıştı ve derslere girmiyordum. Bütün zamanımı evde oturarak geçiriyordum. Oysa evde oturmak bile istemiyordum. Parasızdım. İnsanlardan borç alıyor ve ödemiyordum. İnsanlara sözler veriyor ve tutmuyordum. Hiçbir şey hissetmiyordum. Kız arkadaşım, onu sevdiğimi sanıyordu. Sevmiyordum. Sevmiyor olma duygusunu bile hissetmiyordum. Sebepsiz yere bir yıkıntıya dönüşmüş olmam beni iyice yıkıyordu. Hayatımın aslında, bu yıkıntıya dönüşme eylemi olduğunu çok sonraları fark ettiğimde, hiç şaşırmadım. Adım, Kamuran. Hiç kimseyi sevmedim.
BÖLÜM 7: GRİ
Her şeyi griye boyamak ona o kadar çok yakışıyordu ki bazen onu gördüğümde içime bir acı saplanıyor, bu acı beni içinde bulunduğum boşluktan yeni bir boşluğa çekip çıkarıyor ve mutlu olmamı sağlıyordu. Benim içimde, dış yüzeyimle kendisi arasında bir katmanda kıvıl kıvıl hareket ediyordu bazen de. Ben, o her şeyi boş vermiş halimle bir yandan okuldan mezun olup iş bakarken, bir yandan da onun peşinde dolanıyordum. Hayatım, bir düzene oturmuş, son hız yerinde sayıyordu. Ona aşığım diye kendimi kandırarak, bir parça daha kaçıyordum acınası benliğimden. Ona hiç de aşık olmadığımı fark ettiğimde, onu ilk gördüğüm andan on saniye sonraydı. Adım, Kamuran. Sadece kendimin acımasını hak ediyorum.
BÖLÜM 8: OTOMATLAŞAN BEDENLER
Sevgilinden ayrıldın üzül, takımın yenildi sinirlen, maaşın yattı sevin, sabah kalk akşam yat, boş zamanlarında kitap oku, haftada iki kez banyo yap vs. vs… Günlerimi otomatlaşan bedenler arasında bir robotmuş gibi yaşıyor olmak beni hep yaraladı. İnsanoğlu ruhunu ne zaman kaybetti biz ne zaman suyu çıkarılmış gariban portakal kabuklarına döndük buna tabii ki kimse cevap veremez. Ama ben size insanın portakaldan ya da kabuğundan öte bir şey olduğunu büyük bir gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Ben bu kabuklardan birinin –kendimin- bir şekilde terkedilmişliğinden, boşluğundan ve çürümüşlüğünden kurtulup tekrar portakallaşabileceğine hep inandım. Ben insanın uzun süredir hapsolduğu kaçışsız??? gündelik yaşamın alışkanlıkları hapishanesinden kaçmaya karar verdim bir gün. Adım, Kamuran. Hayatım boyunca her şeyden hep kaçtım.
BÖLÜM 9: TANRIYLA ARAMDAKİ BAĞ
Sıradan insandan bir fazlalığım olması için nelerimi vermezdim. İyi şarkı söyleyebilsem mesela, çok ünlü bir basketçi de olabilirim. İnsanların(m) arkamdan konuştuklarında iyi bir şeyler söylediklerine dair umutlarım olsa. Keşke bu kadar iğrenç bir varlık olmasaydım. Tanrıdan tek istediğim şey bana bir özellik bahşetmesi. Adım, Kamuran. Tanrıya inanmıyorum.
BÖLÜM 10: ÖZE DÖNÜŞ
Biz insanlar hayatımızı kendimize ve başkalarına söylediğimiz yalanlar, oynadığımız oyunlar ve bunlara benzer bir dizi dolandırıcılığın üstüne kurmuşuzdur. Benim bir sene süren ve hala süren bu öze dönüş serüvenim işte bu düzenbazlıkları bir açığa çıkarma ve onların altında yatan özümü keşfetme çabamdır. Her şeye anneme telefon edip aslında tanrıya inanmadığımı söyleyerek ve özür dileyerek başladım. Annem aslında hepsini bildiğini söyledi. Ben de telefonu kapatıp uzun süre güldüm. Yıllardır boşu boşuna ailemin yanında başka bir adama dönüşüyordum. Sevgilimi arayıp onu sevmediğimi söyledim bana bağırdı. Kemal’i arayıp karısıyla ilgili fikirlerimi söyledim. Beni işten kovdu. Sonra dün ekmek almaya çıktığımda adamları kolumu kırdı. Bir tanesi de şeyime çok sert bir tekme attı. Bereket Kemal solak olduğumu sanıyordu. Onu yirmi yıldır böyle kandırıyordum. Daha sonra arayıp solak olmadığımı söyledim.
Her itiraftan sonra küçük bir de itiraf ekliyordum. “Anne tanrıya inanmıyorum.”,”Biliyorum oğlum.”, “Bir de sümüğümü yiyorum bazen.”
“Kemal karını düzmek isteğini içimden atamıyorum.”,”Ne!?”,”Bir de tuvaletten sonra kıçımı silmiyorum.”
Böyle böyle bir senede yıllarımı harcayarak edindiğim birçok şeyi büyük oranda yok ettim. Artık gerçek Kamuran’ı yalanlardan oluşan o koca yığının altından çıkardım sayılır. Artık adımı söylerken yüzüm kızarmıyor. Çünkü artık adının Kamuran olduğunu söyleyen kişi gerçekten de Kamuran. Adım Kamuran. Geriye bir tek kediyi evden atmak kaldı.
BÖLÜM 11: SON
Adım Kamuran. Elinde hiçbir şeyi olmayan bir adamım. Son kibritimi rüzgar söndürdü. Son sigaramı da yerdeki su birikintisine düşürdüm. Şimdi, kendimi sürüklediğim bu hiçbir şeysizlik uçurumundan düşerken, ben, Kamuran, mutlu ve huzurluyum. Adım Kamuran. Artık varım.
Emin KİTOL

vavieeeeen   25 Mayıs 2008 23:58  

.. SEN YÜZ ÇEVİRECEK OLSAN AY KAPKARA OLUR GAMDAN..
AYIN DA EVİNİ YIKMAYI KASTEDİYORSUN..
ETME ! ..

vavieeeeen   25 Mayıs 2008 23:57  

vavieeeeen   25 Mayıs 2008 23:54  

vavieeeeen   25 Mayıs 2008 23:40  

Night and Dreams..

Momento mori'den çaldım mutluyum,huzurluyum.. :D

blogsuz rss kaynağı

adresi: http://vavieeeeen.sosyomat.com/blog
5 yorum var - 2 gün önce yazılmış
5 yorum var - 24 Haziran 2008 18:38 yazılmış
aferim24

-DiM..

7 yorum var - 24 Haziran 2008 01:14 yazılmış
10 yorum var - 23 Haziran 2008 15:02 yazılmış
22 yorum var - 20 Haziran 2008 01:12 yazılmış

"Ey akıl git! Burada hiç bir akıllı yok.Bir kıl bile olsan,burada sığacak yer yok sana!Artık gün doğdu parlayan her ışık güneş ışığında berbat olmaya mahkumdur..."
Mevlana Celaleddin Rumî

vavieeeeen   11 Haziran 2008 23:01  

"İyi bir öğütle ilgili yapılacak tek şey başkasına devretmektir. Kendine bir yararı dokunmaz."
Oscar Wilde

vavieeeeen   26 Mayıs 2008 17:59  

"Savrulmak yapraklara özel birşey olmalı, insan ruhu bu işin içine girmemeli."
Richard Brautigan

vavieeeeen   19 Mayıs 2008 16:21  

"Sevgi emekmiş..Emek ise vazgeçemeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.."
Can Yücel

vavieeeeen   18 Mayıs 2008 16:16  

''Vakti gelmedi mi, sevgide kendimizi sevgiliden kurtarmanın ve titreyerek katlanmanın:
nasıl katlanırsa ok yaya, gerilen fırlayışta
kendinden arta bir şey olmak için. Kalmak nerede var ki...''
Rainer Maria Rilke

vavieeeeen   01 Nisan 2008 18:29  

"O cehennemde gördüm aşkın nasıl bir araya getirdiğini
Uçuşurken evrene saçılan
Tüm yaprakların toplandığını
Maddenin,tesadüfün ve sistemin birleştiğini
Kısacası sıcaktan erimiş,
Bu suretle diyebilirim ki,basit bir ışıktır aşk."
Dante Alighieri

vavieeeeen   30 Mart 2008 00:48  

"Seslenmek, durmadan seslenmek, bir de ayıklamak
zorunda kaldılar üstüme inciler gibi yapışmış kurtları.."
Sylvia Plath

vavieeeeen   27 Mart 2008 04:06  

"Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek - yıllar yılı unuttun onu yalnızca: bunu da "koşullar"a, "hayatın akışı"na, "sorumlulukların"a falan bağlamaya kalkışma - bahane bulmaya da çalışma: sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden: korkaklıkla işin kolayına kaçan...
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden: ne yaptın sen sana?!..."

Oruç Aruoba

vavieeeeen   25 Mart 2008 00:31  

"Belki bir kertenkeleydim
piç edilmiş bir yağmurun serini
bir güzelin çirkiniydim
çirkinlerin en güzeli"
Can Yücel

vavieeeeen   19 Mart 2008 14:29  

"Zaman geçer derler, fakat heyhat... Zaman durur, geçen biziz."
Austin Dobson

vavieeeeen   13 Mart 2008 21:06  

"Çizginin öbür yanı intihardır.Öylseyse yaşamak,intiharın kenarında kıyısında,belki de tam eşiğinde zıplayıp durup,zaman zaman ayaklarını boşluğa sarkıtmak pahasına oynamak,oynamak,hiç yanmayacakmış gibi oynamaktır."
Elif Şafak

vavieeeeen   10 Şubat 2008 15:20  

"Kimse,duymak istemeyen kadar sağır olamaz."
M. Henry

vavieeeeen   30 Ocak 2008 00:08  

"Hiçle başlayan, hiçle biter."
Cornellius Gallus

vavieeeeen   30 Ocak 2008 00:07  

"Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır."
Nietzsche

vavieeeeen   30 Ocak 2008 00:05  

"Bu gene geçmişin baştan çıkarıcılığı olsa gerek.Şu anın geçmiş zaman olmasını bekle.Ne denli mutluyduk anlayacaksın."
Susan Sontag

vavieeeeen   30 Ocak 2008 00:04  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. sosyomatch

    sosyomatch

    2925 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  2. HELP FOR CHILDREN

    HELP FOR CHILDREN

    1051 üyesi var. üyelik serbest.
  3. boşluk metinleri

    boşluk metinleri

    602 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. çok müşkül durumdayım

    çok müşkül durumdayım

    218 üyesi var. üyelik serbest.
  5. Nun Masalları

    Nun Masalları

    7 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  6. yalnızlık

    yalnızlık

    276 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. Küçük Şeyler

    Küçük Şeyler

    211 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  8. palyaçokorkusu

    palyaçokorkusu

    125 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  9. diri ozanlar derneği

    diri ozanlar derneği

    102 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  10. hafif meşrebi mevzular

    hafif meşrebi mevzular

    101 üyesi var. üyelik serbest.
  11. ruhun gemisi

    ruhun gemisi

    80 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  12. ARIZALILAR

    ARIZALILAR

    64 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  13. Düşsokağısakinleri

    Düşsokağısakinleri

    55 üyesi var. üyelik serbest.
  14. her güne bir nota

    her güne bir nota

    31 üyesi var. üyelik serbest.
  15. barış akarsu

    barış akarsu

    28 üyesi var. üyelik serbest.

1 2

müzik kutusu

empeüçlerim


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ